Sözlükte "küçük" ne demek?

1. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, büyük karşıtı; niceliği az olan.
2. Eni, boyu az; niteliği aşağı olan, bayağı.
3. Daha az yaşlı; geri aşamadaküçük

Cümle içinde kullanımı

Küçük bir yazar.
Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey.
- Sait Faik Abasıyanık

Küçük kelimesinin ingilizcesi

adj. small, little, minor, mini, petty, petite, slight, younger, young, baby, junior, bantam, fiddling, not healthy, inconsiderable, minuscule, niggardly, one-horse, paltry, peanut, piddling, poky, remote, snug, tiddly, trifling, trivial, undersized
n. child, infant, young, minor, kid
pref. mini, micro, infra, nano